Sevgili Hakan,
“ Her ölüm erkendir “ diyor ya şair sizinki erken de öte oldu, yakışmadı size, sana, Nuray'a. Siz yaşama yakışan az insanlardandınız. Yüzünüzden, gözlerinizden hiç eksik olmayan kocaman, sımsıcak gülüşünüzle, sevecenliğinizle, yüreğinizde taşıdığınız yaşam sevincinizle. Ölüm size hiç, ama hiç yakışmadı. Hala algılamakta zorlanıyorum. Artık yok musunuz yani.
Yönetim kurulu toplantısına kapıyı açıp girmeyecek misin artık, ayağında şortunla, espri yapamayacak mıyız sana? Boynundaki fulara laf edemeyecek miyiz? Hepimizin ellerini sımsıcak sıkıp hiçbirimizi atlamadan öpmeyecek misin yanaklarımızdan? Che resmi baskılı tişörtünü giyip eyleme gitmeyecek miyiz bundan böyle? 2008 de GSS'ye Hayır Mitinginde Altıparmak'tan geçerken Nuray muayenehanenin penceresinden nasıl alkışlamıştı korteji, bir daha Nuray'ı, güzel yüzünü görmeyecek miyiz? 1 Mayıs'larda geçen yıl olduğu gibi yağmur yağsa da inadına durmayacak mıyız meydanda. 22 Kasımlarda birlikte anıta çelenk koymayacak mıyız?
Konuşmaları dinleyip en sonunda sakin, aklı başında çözümlemelerinle yol göstermeyecek misin bizlere? Son bir yıl içinde çok yorulmuştun kulüp çalışmalarınla. Temmuz'dan sonra rahatlayacağım, daha fazla görüşeceğiz o zaman demiştin. Tatilden dönünce seni arayacaktım, ne yapıyorsun diye. Dönünce arayamayacak mıyım seni şimdi?
Hakan, Genel Kurula bari kravatla, biraz ciddi gel demiştim 2008 de. Anıtkabir'e gidecektik, 100.Yıl nedeniyle. Emel olmuş mu kıyafetim demiştin, bir baktım, kot pantolon, üstünde siyah şık bir ceket, beyaz gömlek ve ip kravat. Yine klasik kuralları kendince delmiştin, tüm sevimliliğinle, muzip tavrınla. Hafif sağa sola sallanarak çıkıp gelmeyecek misin her zamanki gibi aramıza? Neden, neden, neden? Hem de böylesine aptalca bir nedenle artık aramızda değilsiniz, aklım almıyor, yüreğim kabul etmiyor. Ölüm adın kalleş olsun, adın kalleş olsun!
Yazmak istediğim çok şey var ama yazmakta zorlanıyorum. Bilgisayarımdaki fotoğrafların arasında senin fotoğrafların vardı. Onlara baktım biraz önce.
Seni ve Nuray'ı uğurlamak sonsuza, gerçekten zor, çok zor sevgili dostum.
Kocaman kucaklıyorum ikinizi, sevgiyle...
emel