SGK'nın Yayınladığı 2010 SUT, Genelge ve Duyuru Ne Anlama Geliyor
Emel COŞKUN
Oda Başkanı
26.03.2010 tarihinde Resmi Gazetenin mükerrer sırasında yayınlanan Sağlık Uygulama Tebliğinde, daha önceki SUT larda yer alan özel sağlık kurum ve kuruluşları ile SGK ile sözleşmesi olmayan resmi sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılan diş tedavilerini düzenleyen 4.5.1 B maddesinin tümüyle kaldırıldığı görülmektedir. Yani bugüne kadar TDB ve Odaların açtığı çok sayıda davaya konu olan bu madde ve fıkralarını, SGK tümüyle kaldırarak kendince soruna çözüm bulmuştur. Sevkler açıldı, kapandı, Danıştay kararı, Danıştay kararına uygun düzenleme, olmadı yargı kararını hiçe sayan yeni düzenleme derken, SGK sevkle özelde diş tedavisini kapsam dışına çıkardı.
SGK, SUT'un ardından 29.03.2010 tarihinde bir genelge yayınladı. Genelgede; Türk Dişhekimleri Birliği tarafından SGK aleyhine açılan dava neticesinde, Danıştay Onuncu Dairesinin 08.02.2010 tarih ve 2009/11954 E. Sayılı Kararı ile “07.09.2009 tarih ve 2009/110 sayılı Genelgenin 1-(a) maddesinin birinci cümlesindeki “…de yer aldığı sağlık kurulu raporu ile…” ve “…180 gün, …60 gün, …90 gün içinde” ibareleri ile ikinci cümlesindeki “…sağlık kurulu raporunda …” ibaresinin yürütmesinin durdurulmuş olması nedeniyle yayınladığını belirtti
SGK kapsamdaki kişilerin özel sağlık kurum ve kuruluşları, kurumla sözleşmesi olmayan resmi sağlık kurum ve kuruluşlarındaki diş ünitelerinde yapılan diş tedavilerinin ödenebilmesi için Sağlık Bakanlığına bağlı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri tarafından tedavinin sağlanamaması nedeniyle sevk edilmiş olmaları zorunluluk olarak getiriliyor. Özelde yapılacak tedavilerde TDB’nin fiyat tarifesini geçerli kılıyor.
Yüzde 40 ve üzerinde özürlü kişilerin özel sağlık kurum ve kuruluşları ile kurumla sözleşmesi olmayan resmi sağlık kurum ve kuruluşlarındaki diş ünitelerinde yapılan diş tedavilerinin ödenebilmesi için özürlülük durumu belgelendirilecek ve yine Kurumla sözleşmeli Sağlık Bakanlığı'na bağlı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri tarafından tedavilerinin sağlanamaması üzerine sevk edilecekler.
Başta zihinsel özürlü olmak üzere iletişim kurulamayan veya algılama güçlüğü yaşanan özürlü kişilerin diş tedavileri lokal anestezi altında gerçekleştirilemiyorsa ve genel anestezi altında müdahale gerekliliği söz konusu ise tedavi, anesteziyoloji ve reanimasyon uzman hekiminin sorumluluğunda genel anestezi altında cerrahi müdahale uygulanabilen, asgari tıbbi malzeme ve ilaçların bulunduğu genel anestezi ile müdahale birimi olan sağlık kurumlarında yapıldığının belgelendirilmesi gerekecek.
Ayrıca “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümlerine uygun olarak düzenlenmiş rapor örneği de faturaya eklenecek.
Özel sağlık kurum ve kuruluşları ile Kurumla sözleşmesi olmayan resmi sağlık kurum ve kuruluşlarındaki diş ünitelerine yapılacak sevkler Genelge eki “Diş Tedavileri Sevk Formu” düzenlenmek suretiyle yapılacak.
Özel sağlık kurum veya kuruluşları ile Kurumla sözleşmesi olmayan sağlık kurum ve kuruluşlarınca yapılan diş tedavileri sonrasında, Genelge eki sevk belgesini düzenleyen sağlık hizmeti sunucusunca “Diş Tedavileri Sevk Formu”nda yer alan tedavinin yapıldığına dair bölümün doldurularak onaylanması gerekecektir.
SGK, 05.04.2010 tarihinde bir duyuru yayınlayarak, Sağlık Uygulama Tebliğinde Anlaşmalı olmayan resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarında diş tedavileri ile ilgili bölümün bu konuda açılan davaların henüz sonuçlanmamış olması nedeniyle yer almadığını, uygulamanın 29.03.2010 tarihli genelge çerçevesinde yapılacağını duyurmuştur.
Bütün bu düzenlemeleri birlikte değerlendirdiğimizde; SGK ile anlaşması olmayan resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarında diş tedavisi için sevk zinciri uygulamasının getirildiğini, yani daha önce Bursa'da birkaç ilçede olan özele sevkin artık olmayacağını (zaten ilçelerde de devlet hastanesinde bulunan diş kliniklerinde bile protez ihaleleri yapılmış olup protez tedavileri de yapılır durumdadır), gerekli durumlarda da bu kurumlardan, öncelikle ADSM lere sevk yapılacağını, ADSM lerden özele sevkin zorunluluk haline geldiğini söylemek mümkün.
Özürlü vatandaşlar için yeni düzenleme önemli bir hak kaybına neden olmuştur. %40 ve üzeri özürlüler için de ADSM den sevk zorunluluğu getirilmiştir. Sevk olursa da bu kişilerin diş tedavilerinin lokal anestezi altında gerçekleştirilemiyorsa ve genel anestezi altında müdahale gerekliliği söz konusu ise, anesteziyoloji ve reanimasyon uzman hekiminin sorumluluğunda genel anestezi altında cerrahi müdahale uygulanabilen, asgari tıbbi malzeme ve ilaçların bulunduğu genel anestezi ile müdahale birimi olan sağlık kurumlarında yapıldığının belgelendirilmesi gerekeceğinden muayenehane ve pokliniklerin faturalarının SGK tarafından ödenmeyeceğini açıktır.
SGK Bursa İl Müdürlüğünde görevli meslektaşlarımızın ifade ettiğine göre mevzuata uygun olarak, ADSM den sevk edilen hastaların TDB Asgari Ücret Tarifes üzerinden hazırlanan faturalarının ödenmesinde sorun yaşanmayacaktır.
Burada önemli olan ADSM lerden sevk yapılıp yapılmayacağıdır. Hepimiz biliyoruz ki bugüne kadar uygulanan sağlık politikaları; döner sermaye, performans, 4-B sözleşmeli çalışma gibi, kamuda verilen ağız diş sağlığı hizmetlerinin tedavi edici ağırlıklı olmasına ve sağlık kuruluşlarının da birer işletme olarak yönetilmesine neden olmuştur. Bu açıdan bakıldığında yakın zamana kadar ADSM lerden ortodonti ve 5-15 yaş grubu ( artık olmayan) hastalar için sevk yapılıyordu. Artık bu sevklerde yapılmıyor. Kısacası pratikte SGK ile anlaşması olmayan özel sağlık kuruluşlarına sevkin olmayacağı saptamasını yapmak yanlış olmayacaktır.
Bu konuda neler yapabiliriz diye baktığımızda, özellikle daha önce olduğu gibi engelli dernekleriyle kamu sağlık kurumlarında bir hak arayışı çalışmasını ortaklaştırmak gerekiyor. Bu amaçla Nilüfer Belediyesi Engelliler Birimi ile görüşüyoruz. ADSM başhekimlikleri ile de görüşmeler yapmak da çalışma planımızın bir bölümünü oluşturacaktır. SGK düzenlemeleri için hukuki girişimlerde bulunmak da TDB'nin gündeminde yer alacaktır.