BASIN AÇIKLAMASI
Bursa Dişhekimleri Odası
16.09.2009
Değerli Basın mensupları, Sevgili meslektaşlarım,
Dünyada ve ülkemizde, reform adı altında uygulanan sağlık politikaları, yani Sağlıkta Dönüşüm programı ile sağlık hizmetlerinin piyasalaştırılması, hizmet sunumunda tekelleşme, hekimlerin işçileştirilmesi, kamu hastanelerinin işletme haline getirilerek özelleştirilmesi ve hastaların da müşterileştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaca daha kolay ulaşmak için mevzuatta yapılan düzenlemelerle, sağlık meslek örgütleri etkisizleştirilip, işlevsiz kılınmıştır. Hepimiz; yaşanılan bu sürecin canlı tanıklarıyız.
Bu süreçte TDB Yönetimleri de, dişhekimliği muayenehanelerinin korunması için tek çarenin hizmet alımı olduğunu ve bunun da GSS ile mümkün olabileceği tezini temel politika haline getirmiştir, yıllardır bu yönde bir ilerleme kaydedilememesine rağmen camia büyük bir beklenti içine sokulmuştur. Bursa Dişhekimleri Odası olarak bu konuda sürekli olarak uyarılarda bulunmamıza, muayenehanelerden hizmet alımının gerçekleşmesinin zor olduğunu, gerçekleşse bile muayenehaneler için kurtuluş olmayacağını tam tersine zarar vereceğini dile getirmemize rağmen bu görüşümüz dikkate alınmamıştır.
Tabanda ve toplumda yaratılan bu beklenti Bakan Dinçer’in bir tv röportajında yaptığı açıklama ile son bulmuş Camiada tam bir hayal kırıklığı yaratmıştır. Bu hayal kırıklığının tek sorumlusu AKP hükümeti değil aynı zamanda TDB Merkez yönetimleri ve süreçte savundukları politikalardır.
Hiçbir kazanım olmadığı gibi hak kayıplarıyla geçen 7 yıl ve hala mevcut realite ile uygunluk göstermeyen muayenehanelerden hizmet alımı talebinde ısrar etmenin yanlışlığını genel olarak dünyada ve ülkemizdeki gelişmeleri bir bütün olarak değerlendirdiğimizde bu kadar yanlıştan doğru çıkmayacağını bir kez daha görüyoruz.
Sorunlarımızın çözümü için;
Yeni dişhekimliği fakültelerine hayır diyoruz.
Ülkemizde ne yazık ki insangücü planlaması yapılmadığını bilmekteyiz. Sağlık Bakanlığı’nın genel tıpta ve dişhekimliğinde artık dünyada kullanılmayan bir yöntemle hekime düşen kişi sayısıyla insangücü planlaması yaptığını görüyoruz. Oysa biliyoruz ki sağlıkta insangücü planlamasında ihtiyaç ve talep temel kriter olarak kabul edilmekte ve insangücünün nitelik ve niceliğinin belirlenmesinde toplumun sosyo-ekonomik koşulları, epidemiyolojik faktörler, demografik özellikler, sağlık hizmeti kullanımı gibi kriterler dikkate alınmaktadır. Bu kriterleri temel alarak baktığımızda ülkemizde dişhekimi sayısının yeterli olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Muayenehane hekimleri gizli işsiz olarak oturmakta, her yıl bu yıl arttırılan kontenjanlarla birlikte 1200 civarında dişhekimi mesleğe başlamakta, daha doğrusu başlayamamaktadır. AKP iktidarı döneminde dişhekimliği fakültesi sayısında dramatik bir artışla sayı 23 ü bulmuş, Bursa’da da dişhekimliği fakültesi açılması tekrar gündeme gelmiştir. Şimdiden kentimizde dişhekimliği fakültesi açılmasına karşı olduğumuzu duyururuz.
İnsangücü planlaması yapmayan, muayenehanelerinde ve özelde çalışan dişhekimlerini planlamaya dahil etmeden, altyapı hazırlığı yapılmadan açılan ADSM lere hayır diyoruz.
Hem kamuda hem de özelde dişhekimi coğrafı dağılımında denge gözetilmesini toplumun hizmete ulaşmasında önemli bir kriter olarak görüyor bu yönde düzenleme yapılmasını bekliyoruz.
Sağlık Bakanlığı’nın bilimsel bir çalışmanın sonucu ortaya çıkan Asgari Ücret Tarifemizi bir an önce onaylamasını, onaylamama gerekçesini de açıkça belirtmesini ivedilikle bekliyoruz. Bu konunun da yargıya taşındığını söylemek istiyoruz.
Sağlık Bakanlığı politikalarında dişhekimliğinin birinci basamak sağlık hizmeti olarak tanımlanmasını, ağız diş sağlığı sorunlarının halk sağlığı sorunu olarak yer almasını, hak ettiği önemin verilmesini ve koruyucu ağız diş sağlığı hizmetlerinin öncelenmesini istiyoruz.
Dişhekimliğinde altı dalda uzmanlığa hayır diyoruz. Dişhekimliğinde uzmanlıkta iki dalda uzmanlığın ülkemizde yeterli olduğunu, altı dalda uzmanlığın dişhekimlerinin çalışma alanlarını daraltacağını, etik sorunlara ve dişhekimliği eğitimi lle hizmet sunumunda tekelleşmeye neden olacağını görüyoruz.
POS makinesi zorunluluğunu, e- beyanname için muhasebeci zorunluluğunu, bu konuda yapılan denetimlerde art niyet taşıyan yaklaşımları kabul edilemez buluyoruz. Tüm bu başlıkların yargıya taşındığını da belirtmek istiyoruz.
Kamuda çalışan meslektaşlarımızın özlük haklarında emekliliklerine de yansıyan iyileştirmeler yapılmasını istiyoruz. İnsanüstü ve kabul edilemez hasta sayılarıyla hizmet üretmeye çalışan kamu çalışanı dişhekimleri performans uygulaması nedeniyle ciddi meslek hastalıklarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Verilen hizmetlerde bu nedenle nitelik değil, nicelik, koruyucu hekimlik değil, tedavi edici ve protetik hizmetler öne çıkarılmakta, sonuçta toplum sağlığına akılcı ve verimlilik ilkesini gözeten bir yaklaşım değil, popülist politikalar hakim olmaktadır.
Yeni mezun ve muayenehane hekimliğinden vazgeçmek zorunda kalan dişhekimleri iş güvencesiz, eşit işe eşit ücret anlayışının, tayin hakkının olmadığı, 4-B li sözleşmeli dişhekimliğine razı olmaktadır. Atanan dişhekimleri altyapısı tamamlanmamış mekanlarda çalışmak zorunda bırakılmaktadır. Son dört yılda kamuda çalışan dişhekimi sayısı sözleşmeli dişhekimi alımıyla 6000 e çıkarılmıştır.
Sağlık politikalarında yapılan tüm bu değişiklikler ve uygulamalar hem özelde hem de kamuda dişhekimi emeğinin değersizleşmesine, mesleği saygınlığın yitirilmesine, etik kuralların ihlaline neden olmuştur.
Bursa Dişhekimleri Odası olarak üyelerimizle birlikte dişhekimlerini ve sağlık hakkını yok sayan bu sağlık politikalarına karşı durmaya kararlı olduğumuzu tekrar ediyoruz.
Muayenehanelerimizin yok edilmesine izin vermeyeceğiz. kamuda çalışan meslektaşlarımızın sözleşmeliköleler olmasına karşı mücadele edeceğiz, onların grevli toplu sözleşmeli sendikal taleplerinintakipçisi olacağız.
Kısaca Biz Dişhekimleri Sağlıkta Piyasaya,Tekelleşme ve Özelleştirmelere hayır diyoruz.Toplum sağlığının bozulmasına “Paran kadar sağlık” anlayışına karşı çıkıyoruz.
Tüm Sağlık çalışanları ve toplumun desteğiyle bu olumsuz gidişe karşı çıkmaya devam edeceğiz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Emel COŞKUN
Yönetim Kurulu Adına, Oda Başkanı